www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws       www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws

- KERKUK'un sesi - Blogcu

KERKUK'un sesi

• 3/9/2006 -

Aras: Babam Ebu Gureyp'te öldü, cenazesine gidemedim

İTÜ Öğretim Görevlisi Uzman Dr. Aras Neftçi, 25 yıldır Kerkük'ten uzak, Türkiye'de yaşıyor. Dr. Neftçi'nin babası Enver Neftçi, 1980'de Baas Polisi tarafından tutuklanarak 13 yıl hapis yattığı Ebu Gureyp Hapishane'sinde can vermiş.
Aile olarak unutamadıkları en acı veren olayın babasının cenazesinde bulunamamak olduğunu söyleyen Aras Neftçi, "O günlerde Kerkük'e gitmeyi hayal bile edemezdik. Uzun yıllar mektupla haberleştim ailemle" diyor.

İTÜ Mimarlık Tarihi Ana Bilim Dalı öğretim görevlisi, Uzman Dr. Aras Neftçi de Kerkük'ün en eski ailelerinden Netfçizadeler'e mensup. 1962'de Kerkük'te doğan Aras Neftçi, 25 yıl önce ayrıldığı Kerkük'e hala gidememiş. Neftçi'nin Kerkük'le ilgili büyük bir acısı da var. Babası Enver Çiftçi, Amerikan askerlerinin işkence görüntüleriyle ünlenen Ebu Gureyp Hapishane'sinde can vermiş. Enver Neftçi 1980'de "gizli teşkilat kurmak" suçlamasıyla tutuklanmış. Ebu Gureyp'in o dönemde resmi adı "Sosyal Islah Evi"dir. Aras Neftçi, babasının hapse girdiği 1980 yılında mimarlık okumak için Türkiye'ye gelir. İTÜ mimarlıkta okur. Ama Baas rejimi, Neftçilerin yakasını bırakmaz. Aras Neftçi'nin annesi, kızkardeşi Türkiye'ye iltica etmiş. Bir oğulları ise Kerkük'te kalmış. Enver Neftçi 1993'te hapiste vefat ettiğinde eşi, kızı ve oğlu Aras Türkiye'dedir. Bu nedenle cenaze töreninde bulunamamışlar. Neftçiler akrabaları Kasım Neftçi'yi de 1959'daki Kerkük katliamında kaybetmişler.

'Aile adını kullanamadık'

1980'de İstanbul'a geldiğini ifade eden Neftçi, aile olarak Sultan Dördüncü Murat devrinden itibaren Kerkük'teki petrol yataklarının işletme imtiyazlarına sahip olduklarını söylüyor. Kerkük, Türkiye'den koparıldıktan sonra aile adları olan Neftçi'yi kullanmalarının bile yasaklandığını ifade eden Dr. Neftçi, Kerkük'ün asırlardır bir Türkmen kenti olduğunu belirterek şöyle diyor:

"Ama Kerkük'ün çok kültürlü bir yapısı var. Bu yapının özü Türkmendir. Kerkük'te yaşayan diğer kültürler bu yapı içindedir. Kerkük'te elbette az miktarda Kürt, Arap olmuştur. Ama bu unsurlar Türkmen kültürü içinde kalmıştır. Kerkük'ün eski bir Kürt ailesinden gelen Şeyh Rıza Talabani bile Türkçe divan yazmıştır. Kerkük'ün eski topluluklarından olan ve 'Kale Gavurları' denilen Hıristiyanların ilahileri Türkçedir. Benim mahallemde birkaç Kürt aile vardı. Hiçbir problem yaşamadık. Bir örnek daha vermek istiyorum: Komşumuz olan bir aile vardı; anne Arap, baba Kürt, kızlarının ismi ise Türkçe'dir: Günay. Kuaför dükkanı açmışlardı, adını da Laleli koydular. Kerkük'ün yapısı o kadar Türkmendir ki, kimin Kürt , Arap, şii, sünni olduğu bilinmezdi."

Aile kabristanları olan Kerkük'teki Fethi Baba Mezarlığı'nın 400 yıllık tarihi olduğunu belirten Neftçi şöyle konuşuyor:

"Ben de orada gömülmek istiyorum. Sadece mezarlar değil, tarihi ve dini yapılar da Kerkük'ün Türkmen kimliğinin göstergesidir. Mesala Neftçilerin İbrahim Bey Camii, Muzaffer Arslan'ın ailesinin yaptırdığı camilerin tarihi çok eskidir. Biz, aile olarak Anadolu'dan önce buradayız. Kerkük'ün bir Kürt şehri olduğunu iddia edenlere soruyorum: Dedelerinizin mezarlarını gösterin? Erbil için de geçerlidir bu. Kürtler, Araplar Kerkük'te yaşamıştır, ama asli bir unsur olmamışlardır. Kerkük'te, eğitim ve öğrenim dili Arapçadır; ama ben Arapça konuşmayı İstanbul'da geliştirdim. Kerkük'ü teslim almak isteyen Barzani ve Talabani, herkesi kendilerine düşman ettiler. İslam dünyasının tepkilerini aldılar. Bunun kendilerine pahalıya mal olacağını şimdi görmüyorlar, ama göreceklerdir."

'Annemi hapisle tehdit ettiler'

Aile olarak unutamadıkları en acı veren olayın Ebu Gureyp Hapsihanesi'nde can veren baba Enver Neftçi'nin cenazesinde bulunamamak olduğunu vurgulayan Dr. Neftçi şunları anlatıyor: "O günlerde Kerkük'e gitmeyi hayal bile edemezdik. Uzun yıllar mektupla haberleştim ailemle. Yurt dışından gelen mektuplar sansüre tabi tutulduğu için şifreyle yazardık. O döneme ait mektuplar, derlenne imkanı olsa görülecektir ki, bütün mektuplar bir kalıp içinde yazılmıştır. Hiç unutmam, mimarlık fakültesini bitirdikten sonra master için Mimar Sinan Üniversitesi'ne başvurmuştum. O zaman YÖK bir kısıtlama getirdi. Yabancı öğrencilerin bağlı oldukları elçiliklerden mutabakat alması istendi. Öte yandan Baas polisi annemi sıkıştırıyormuş, benim öğrenci olduğuna dair bir belge istemişler. Getirmemesi halinde hapse atacakları tehdidinde bulunmuşlar. Bir taraftan sınırdışı edilme korkusu, bir taraftan annemin durumu, diğer taraftan eğitimim sona erecek. Böyle bir kıskaç içinde kaldım. Irak 1982'de pasaportumu iptal etti. Çok zor bir durum. Hiç unutmam, hala takdirle anıyorum: Mimar Sinan Üniversitesi Fotoğrafçılık Bölümü'nden Erdal Küpeli benim başvurumun kabul edilmesini sağladı. Annem bana mektup yazarak, 'Eğer öğrenci olduğuna dair belgeni göndermezsen beni babanın yanına atacaklar" diyordu. YÖK onayı eksik olan master öğrencisi belgemi anneme gönderdim. Annem belgeyi Bağdat'taki Türk Büyükelçiliği'ne götürmüş çevirmeleri için. Annemin aksi yöndeki bütün ısrarlarına rağmen, çeviriye YÖK onayı olmadığını eklemişler. Annem Bağdat'tan Kerkük'e gidene kadar ağlamış. Kerküklü bir öğrenci olarak Türkiye'de bu ve benzeri sıkıntıları da çok yaşadık maalesef."

'Türkçe kitap bile suç aletiydi'

Saddam Hüseyin döneminde Türkçe yayın bulundurmanın dahi suç olduğunu söyleyen Dr. Aras Neftçi, "1970'lerin sonlarına doğru Türkmenlerin ev alması, satması, hatta kiralaması izne tabiydi. Her Kerküklü genç, Baas'ın gençlik örgütlerine üye olmaya zorlanırdı. Lisede iken müdür muavini beni de tehdit etti üye olmam için. Kabul etmedim. Çünkü muhbirlik yapmanız istenir. Kerküklüler Baas'ın örgütlerinde yer almadıkları için mimlendiler. Evlerde bile Saddam'ın bir posteri saklanır. Polis bastığı zaman çıkarılarak duvara asılırdı. Bu durumda bile Kerküklüler öz benliklerinden bir şey kaybetmediler. Saddam'ın yapamadığını Barzani hiç yapamaz" diyor.

Nermin Neftçi'nin anılarında Kerkük

Demokrasinin Kilit Taşı/Anılar isimli kitabında Nermin Neftçi'nin Kerkük yıllarından anekdotlar:

(...) Üç günlük Toros Ekspresi yorgunluğunu, kömür lokomotiflerinin isini, Musul İstasyonu'ndaki Rest House'da temizledik. Otomobille, Kerkük'e akşam karanlığında girdik. Arıtılan petrolün yakılan gazları, alev alevdi şehrin girişinde. Bu benim Kerkük'ü ilk görüşümdü. Konağın kapısının önü insanlarla dolmuştu. İstanbul'dan gelin geliyordu. Ayaklarımın altında yedi kurban kestiler. Çocukluğumdaki Bulgaristan'ı saymazsam, İstanbul ve Ankara'dan başka bir yer görmemiştim. Böyle mermer sütunlu, ayvana açılan kubbeli odaları, dedelerden kalma evi, İstanbul'daki hanlara, hamamlara, camilere benzettim, yadırgadım o gün. Yeşili, mavisine karışmış renkli İstanbul'dan sonra, kiremitsiz damlarıyla, Kerkük yapıları. Tozlanmış ağaçlarıyla, toprak rengi kenti biraz yadırgamıştım. Konuşulan mahalli Türkçe'ye de şaşırdım. Beylerbeyli zarif Haldun Taner'in, okuduğum bir yazısında dediği gibi: "Bizim İstanbul'un kaz kafalıları, İstanbul lehçesinin dışında Türkçe tanımazdık."

Evin içinde içtenlikli, sıcak bir ilgiyle karşılandım. Osmanlıdan bu yana süre gelen, belirli bir geleneğin içindeki bir ilgi ölçüsüyle. Bir ara Bağdat'a gittik, alışveriş yaptık. İmam-ı Azam'ı, Abdülkadir-i Geylani'yi, altın kaplı minareleri, kubbeleri ile Kazımiyye'yi ziyaret ettik. Bu kere, Dicle kenarındaki Semiramis Palas'da keyfettik ve 29 Ekim günü Bağdat'daki Türkiye Büyükelçiliği'nin resepsiyonuna katıldık. Şerefimize düğün marşı çaldılar.

(...) Yaşlı kişilerle konuştukça, İstanbul kültürünün dışında, başka oluşumları öğreniyordum. Kerkük'ü tanımaya anlamaya başlamıştım. Orta Asya'nın Selçukluların, Osmanlıların, Anadolu'nun bir kaynaşımı gibiydi. Törelerde, dilde, sanatta, yemeklerde bile. Örneğin, bayramlarda seyranlarda yapılan ve misafirlere sunulan bir çeşit kurabiye vardı. Cevizlisi ve sadesi olurdu. Buna külçe derler orada. Merak ederdim bu ad nereden çıkmış diye. Meğer Orta Asya'dan gelmeymiş. İbni Batuta ünlü seyahatnamesinde, Harezm Emiri Kutlu Demür'ün konağında, "külçe dedikleri yağlı ekmek" yediğini söyler, sonraları öğrendim. İşte bunun gibi şeyler. Kendime yeni bir uğraş buldum. Not defterimi alıyor, yaşlı kişileri konuşturuyor, konuşturuyordum, konuşturuyordum."

Neftçilerin imtiyaz mücadelesi

Kerküklü Neftçizadeler, Osmanlı Sultanı II. Abdulhamit ve ailesinden sonra Kerkük petrolleri üzerinde hak sahibi olan bir aile. Neftçiler, Dördüncü Murat'ın Bağdat seferinde yolları aydınlatmak için zift sağlarlar Osmanlı ordusuna. Dördüncü Murat neft yataklarının bulunduğu arazilerin işletmesini bir fermanla aileye tevdi eder. Neftçi adı oradan geliyor. Ailenin imtiyaz belgesinde hem Sultan Abdulhamit'in ve daha sonra Atatürk'ün bile imzası varmış. İngilizler, ailenin imtiyaz belgelerini tanımazlar. Neftçilerin imtiyaz haklarını korumak için verdikleri hukuki mücadele sonuç vermez. Neftçi ailesi 1990'larda da benzer girişimleri sürdürürler. 400 yıllık Baba Gürgür mevkiini kapsayan imtiyaz hakkı mücadelesinde Nizamettin Neftçi'nin adı ön plana çıkar.

1958 devriminde Türkiye'ye yerleştiler

1992'de vefat eden Nizamettin Neftçi, 1965 ve 1969'da Muş CHP Milletvekili ve Sadi Irmak hükümetinde kısa bir süre Kültür Bakanlığı yapan ilk kadın Meclis Başkanvekili ünvanına sahip merhum Nermin Neftçi'nin eşidir. Ekonomist Profesör Salih Neftçi ve Prof. Sinan Neftçi'nin de babasıdır. Kerküklü bir aileye gelin giden Nermin Neftçi'nin 1957'de Türkiye'de basılan "O Yakadan Bu Yakaya" kitabı Kerkük dilinin Türkçe yapısını ve folklörünü anlatıyor.

Nizamettin Bey'in babası Nazım Efendi, Osmanlı Meclisi'nde Kerkük'ü temsil etmiş. Kerkük Irak'a devredilince hükümetin özel oturum izniyle çiftliğini işletir. Nazım Bey Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını da devam ettirir. Nazım Bey, Irak'ta İngilizlere karşı savaşmış, irtibat subaylığı yapmış. Nazım Bey'in babası Neftçizade Salih Paşa, Bağdat Defter-i Hakani Müdürlüğü, Nasıriye, Dersim, Çorum ve Süleymaniye'de mutasarrıflık, Kerkük Belediye Reisliği yapmış. II. Abdulhamid'in bir fermanıyla mirimiran rütbesi alarak sivil paşa ünvanı almış. Salih Paşa'nın babası Abdullah Efendi ve dedesi Ömer Efendi ise Kerkük Sancak Beyliği ve mütesellimlik yapmış. Efsaneye göre ailenin ilk büyüklerinden Karaman Ağa, toprağa mızrak saplayarak petrolü bulmuş. Hukuk fakültesinde okurken Nazım Bey'in oğlu Nizamettin Neftçi ile evlenen Nermin Neftçi, 1950'lerde Kerkük'te yaşamış. Salih ve Sinan Neftçi kardeşler birkaç yıl Kerkük'ün havasını teneffüs ederler. 1958'de Bağdat'taki kanlı devrim olunca Nizamettin Bey Kerkük'e veda eder. Prof. Salih Neftçi de evlendiği zaman balayını Kerkük'te geçirir. Nermin Hanım 2003'te Bodrum'da 79 yaşında vefat ederek eşinin yattığı Bitez'de toprağa verilir.

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

• 5/9/2006 - kandil

Yazan: H2SO4
Ey rahmeti gazabının önünde bulunan, kullarının tevbelerini kabul buyuran ve dua dua yalvaranların nidalarına icabet eden Yüce Rabbimiz! Amellerimizdeki eksikliklere ve sözlerimizdeki kırık-döküklüğe değil, hakkındaki hüsn-ü zannımıza ve rahmetine bağladığımız recâmıza göre muamele et ve bizim dualarımıza da icabet buyur; bizi haybet ve hüsrana uğratma!

Efendiler Efendisi'ne, O’nun nezih ehl-i beytine, seçkinlerden seçkin ashâbına salât ü selam ederek bunları Senden dileniyoruz, Rabbimiz!

Bağlantı

• 5/9/2006 - RABBİM

Yazan: H2SO4
ALLAH [c.c] rahmet eylesin
Bağlantı

Hakkımda

irak ta yaşayan turkmen halkinin tanitimi yaşamlari ile ilgili bilgiler ile turkmenlerden haberler
web site traffic statistics
frontpage hit counter

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
e-posta
Blog RSS
Arkadaşlarım
NEY DINLEMEK ICIN TIKLA
BEYAZ RENKLER
CANLI TV
ERBIL VAKFI
OZBEKISTAN
KERKUK DESTANI
KERKUK FENERI
TURKMEN SESI
KERKUKNAME
YANARKENT
KERKUK VAKFI
TURKMEN TIMES
IRAQI TURKMEN
IRAQIYOON
TURKMENYOLU
TURKMEN SEDASI
TANIS TURKMEN

Kategoriler

  • IRAKTA TURKMENLERIN DURUMU
  • NUFUS YAPILANMASI
  • RESIM
  • SIIR
  • TURKMEN BASINI
  • TURKMEN BILIM ADAMLARI
  • TURKMEN EDEBIYATI
  • TURKMEN HOYRATLARI
  • TURKMEN SANATCILARI
  • TURKMEN TARIHI
  • TURKMENLER VE SADDAM ZULMU
  • TURKMENLERIN YERLESIM BOLGELERI
  • YORUM
  • Arkadaşlar

    gazikemal
    learenglish
    me00905359237833
    insiyakimilli
    gullerdiyarim
    islamhukuku
    adawap
    hocaefendiden
    mevhaz
    anarsiyolu
    reis
    fatihzeki
    ecequeen
    supersport
    arstekin
    hakanhacibalgil
    hatto
    hizmetnimettir
    diasisrun
    lazkopatmehmet
    secimim
    nihatgenc
    ahmetyazar
    MeHParen
    nazarbaz
    hamzadeniz
    namikkemalakay
    hasretim82
    blogekle
    birdemetyasemen
    birhayvansever
    pelincee
    sevdayurdu
    cumhuriyethalkpartisi
    tmucuk
    muallimden
    nstarhaber
    anadoluhaber
    karayagiz
    ahmetdursun374
    islamneguzel
    H2SO4
    fuadyusufoglu
    ismailkorpe
    paratoner
    gonuldunyasi
    Katrenil
    ustaplan
    acilarinkizi
    neslinursema1
    pardus007
    ergenc
    hendekliler
    OmerEkinciMicingirt
    nefci
    neokemalist
    turan38
    ymehdiakbal
    bulaniksu
    a400m
    boyacicocuk

    Image Hosted by ImageShack.us
    Free Image Hosting at www.ImageShack.us
    Free Image Hosting at www.ImageShack.us
    Image Hosted by ImageShack.us
    Image Hosted by ImageShack.us
    Image Hosted by ImageShack.us
    Image Hosted by ImageShack.us
    Image Hosted by ImageShack.us
    Image Hosted by ImageShack.us
    Image Hosted by ImageShack.us

    Kayıt Güncel Sayfa: Toplam:
    Son Sayfa | Sonraki Sayfa