Kerkük hoyratları üzerine
|
|
İsa Kocakaplan
| |
DÖRT mısralık halk edebiyatı nazım şekli ile bu şiirlerin müziğini ifade etmek için kullanılan hoyrat kelimesinin hangi kelimeden türediği hakkında kesin bir görüş yoktur. “Fakir, garip, başıboş” anlamlarına gelen HORYAT kelimesinden; Kerkük’ün bir semti olan KORYA kelimesinden; kaba saba, kötü, kibirli anlamlarına gelen HOYRAT kelimesinden geldiği hakkında görüşler vardır.(1) Hoyratlar dinleyenlerde ezgisi ve sözüyle yiğitlik ve mertlik havası uyandırır. En yaygın olduğu yerler Irak’ın Kerkük ve Erbil şehirleri ile Türkiye’nin Diyarbakır, Urfa, Elazığ, Erzurum ve Kars şehirleridir. Hoyratlarda aşk, gurbet, kıskançlık, özlem, kırgınlık, tabiat vb konular işlenirler. İnsanların bir araya geldikleri düğün, mevlit, doğum, ölüm, bağ bahçe çalışmaları gibi toplantılar hoyrat söylemek için uygun ortam oluştururlar. Hoyrat metinleri, söz sanatları bakımından da son derece zengindirler. Teşbih, istiare, mecaz, telmih, tevriye, tenasüp, kişileştirme gibi sanatlar, hoyratları daha etkili kılar. Cinaslı kafiyeler hoyratların vazgeçilmez özelliğidir. Cinas ne kadar ustaca kullanılırsa hoyrat da o kadar başarılı sayılır. Genellikle 7’li hece ölçüsü ile söylenen hoyratların, başına veya sonuna eklenen ve miyan denilen kelime ve mısralarla bu ölçünün bozulduğu da olur. İlk mısra genelde üç veya dört heceden oluşan ve anlam ifade eden bir kelimedir. Daha sonraki mısralara ayak verir. Hoyrat bu özelliği ile Anadolu’da söylenen ayaklı veya kesik maniye benzer. Kesik manilerde de cinas önemli yer tutar. İlk mısra üç veya dört hecelik bir ayaktan oluşur. Bazen mısra ünlem özelliği taşıyan kelimelerle 7 heceye tamamlanır. Adam aman nem alır Yatma güzel toprakta Mah cemalin nem alır Gökten Azrail inse Candan başka nem alır
Yara sızlar Ok değmiş yara sızlar Yaralının hâlinden Ne bilsin yarasızlar(2) Kesik mânilerle hoyratın yakın benzerliğini aşağıdaki örneklerde bulabiliriz. Bu hoyratlarda cinas sanatı ustaca kullanılmıştır.(3) Yaz bele Bahar bele yaz bele Kâtibin ne suçı var Hudam demiş yaz bele Yara meni Dert meni yara meni Ya al Yaradan canım Ya yetir yara meni
Bu hannan Kârvan göçer bu hannan(4) Zülfünü sal dallala(5) Kurtar meni bu kannan(6)
Dama gözel Çıhıptı dama gözel Zilfivi(7) kemend eyle Çek meni dama(8) gözel Hoyratların 4 mısradan fazla söylendikleri de olur. Meselâ ölümü ve insanın ölüm karşısındaki çaresizliğini anlatan şu hoyrat, bu söyleyişe güzel bir örnek oluşturur: Ne çaram var Ne sağalmaz yaram var Can alan canım alı Can vermem ne çaram var Yapıldı kayasız hammam Yekhenmem(9) ne çaram var Biçtiler yekhesiz könek Girmezsem ne çaram var Geldi bir boyınsız at Minmesem ne çaram var Kuruldı hak divanı (Elim boş üzüm kara) Getmesem ne çaram var Hoyrat usulleri Muhalif, Segâh, Bayat, Miskinî şeklinde makam isimleri ile; Ümergele, İskender Malalla, Şerife, Memeli, Muçıla, Nobatçı, Delliheseni gibi şahıs isimleri ile ve Beşiri, Karabağlı gibi yer isimleri ile anılmaktadır. Bu usuller kendilerine göre bazı söyleyişlerle başlarlar. Bu söyleyişlene miyan adı verilir. Ke kük hoyratlarının miyanlarından bazıları şu şekildedir: Gülüm, ağam ağam, mine boylum, baba bugün, zalım zalım, gözüm kardaş bugün, aman aman alıvdan hiç bilmem hara geldim. Prof. Dr. Suphi Saatçi Irak Türkmenlerinin folklor zenginliklerini şu cümlelerle değerlendirir: “ Türkmen folklorünün en zengin unsuru geleneksel müzikleridir. Kırıkhava yanında, yörede başlı başına bir ekol kabul edilen hoyrat (bir uzun hava biçimi), Türkmen folklorünün en çarpıcı kümesini oluşturur. Türkmenlerin yaşayışı, dünya görüşü, kültürü, tarihi, geleneği ve edebî zevki hoyratlarda dile gelmiştir. Bu yüzden Kerkük hoyratın, hoyrat da Kerkük’ün simgesi olmuştur.”(10) Anadolu’da âşıkların karşılıklı atışmalarına benzer şekilde, Kerkük’te usta hoyrat çağırıcıları arasında KARŞILIKLI HOYRAT ÇAĞIRMA müsabakaları önemli bir geleneği oluşturur. Bu yarışmalarda bazen, çağırıcıların yanında dinleyenler de galeyana gelebilir ve bunun sonunda kavgalar çıkabilir. Bu sebeple hoyrat çağırıcılarda aranılan özelliklerden biri de onların cesaretli ve sağlam yapılı olmalarıdır. Kavga çıkmaması için, karşılıklı hoyrat çağırmalarda hakaret ve kaba sözler içeren hoyratlar söylemekten kaçınılır. Yeri gelmişken hoyrat çağırıcılarda bulunması gereken diğer özellikleri de kısaca belirtelim. Çağırıcı, başlıca hoyrat söyleme usullerini bilmek zorundadır. Rakibinin söylediği Muhalif, Beşirî, Muçıla, Yetimî, İydele, Nobatçı, Dellisenî vb usullerdeki hoyratlara, aynı usulle karşılık veremeyen çağırıcı yenilmiş sayılır. Bundan başka, hoyrat çağırıcısı çok sayıda hoyratı ezbere bilmelidir. Aksi hâlde, söylenen hoyrata uygun karşılık veremez ve mağlup olur.
| | |